Burun nedir?

Kıkırdak, yumuşak doku ve kemiklerden meydana gelmiş koklama ve nefes alma organı. Yüzün ön kısmında iki gözün arasında başlayıp, piramit şeklinde uzanır ve ağzın üzerinde iki burun deliği ile son bulur. Burun delikleri, birbirinden sapan kemiği ile ayrılır. Burnun dış kısmı deri kasları ve deri ile örtülüdürburun

Burun; nefes alma ve koku alma görevinden başka, kulak zarının iç ve dış yüzeyleri arasında basınç dengesini, konuşulurken ses tonunu ayarlamada yardımcıdır. Burundan geçen hava, buradaki kıllar ve burun salgısı (sümük) tarafından süzülür. Yüz kemikleri ve kafa kemiklerindeki sinüs adı verilen kemik boşlukları da buruna açılır.

Burun içi yüzeyini döşeyen dokunun (mukozanın) allerji, tozlar, bakteri ve virüsler, tahriş edici maddeler tarafından iltihaplandırılması ile soluk almak zorlaşabilir. Burun orta bölmesinin bir tarafa çarpıklığı da nefes almada zorluk ortaya çıkarabilir. Burundaki bir iltihabi hadise, kızarıklık, şişlik ve ağrı ile kendini gösterir. Ayrıca iltihabın hasar yapması veya kazadan dolayı olan bir burun hasarı durumunda, plastik cerrahi uzmanı tarafından tedavi gerekir.

Burun iç yüzeyinden çıkan küçük tümör şeklindeki uzantılara polip adı verilmektedir. Bunlar normalde bulunmaması gereken dokular olup, bazı hücrelerin anormal çoğalmalarından ortaya çıkarlar. Müzmin iltihaplarda ve astımda polip gelişmesi sıktır. Polipler burundan nefes almayı zorlaştırırlar. Bu durumda ufak bir müdahale ile polip çıkarılır. Yerinden çıkarılan polip, yeniden büyüyecek olursa, yapılacak iş yeniden almaktır.

Burun iltihapları genellikle bir üst solunum yolu hastalığı ile beraber bulunur. Akıntı, şişme, ağrı ve kızarıklıkla kendini belli eder. Bu devrelerde burnu yumuşak bir mendille temizlemeli, yabancı maddelerle temasını önlemelidir. Burnu karıştırmak yeni mikropların gitmesine sebep olacağı için tehlikelidir.

Burun kanaması: Burun, damar bakımından zengin olduğundan, kanaması sıktır. Hemofili ve diğer kan pıhtılaşma mekanizmasını bozan hastalıklar, aşırı tansiyon yüksekliği burun kanamasıyla kendini gösterebilir. Atardamarların çatlamasına sebep olan ezilmeler ve tümörler de kanamaya yol açarlar. Burun kanamasının tedavisinde ilk yapılacak iş başı arkaya atıp burnun iki kanadını parmaklar arasında sıkmaktır. Burun kanaması bu yolla genellikle bir dakikada sona erer. Bu sırada ağızdan solumalı, 15 dakika kadar sonra burnu serbest bırakmalıdır. Kanama durduktan sonra uzanmalı ve bir müddet hareket etmemelidir. Buruna en az üç saat dokunmamalıdır.

Kişi yaşlıysa, kanama durmuyorsa, kanamadan dolayı kişinin yüzünde, solukluk ve halsizlik hasıl olursa, kanama tekrarlıyorsa bir hekime müracaat etmelidir.

Damar sertliği olan veya diğer hipertansiyonlu kimselerde kendiliğinden veya sebep teşkil etmeyecek kadar basit etkilerle ortaya çıkan burun kanamaları, hasta için muhtemel bir kafa içi damarı çatlaması ve kanamasına alternatif olduğu ve kan basıncının normal seviyelere düşmesine veya yaklaşmasına sebep olduğu için sevindirici olmalı, ancak yine de aşırı olma eğiliminde ise hekime başvurmalıdır.

BURUNDİ

DEVLETIN ADı ............................................Burundi Cumhuriyeti BAŞŞEHRI ................................................................ Bujumburu NÜFUSU ...................................................................... 5.441.000 YÜZÖLÇÜMÜ ............................................................ 27.834 km 2 RESMİ DILI .................................................... Fransızca, Kırundı DİNI .............................................................................. Hıristiyan PARA BIRIMI........................................................ Burundi Frangı

Afrika’nın merkez doğusunda yer alan bağımsız bir cumhuriyet. Bağımsızlıktan önce Urindi diye tanınırdı. Güneyinde ve doğusunda Tanzanya ve Tonganyika Gölü, batısında Kongo, kuzeyinde Rwanda bulunmaktadır. Yüzölçümü 27.834 km 2 dir. Doğudan batıya genişliği 265 km, kuzeyden

güneye ise 345 kilometredir.

Tarihi

Burundi’nin ilk devirleri ile ilgili elde pek fazla bilgi yoktur. On dördüncü asra doğru bazı Etoponyalılar, Burundi’ye gelerek yerleştiler ve şu anda halkın büyük çoğunluğunu teşkil eden Bahutililere hakimiyet kurdular. Ancak bu hakimiyet kısa sürdü. Bundan sonra Almanların 1885 tarihinde burayı işgal edinceye kadarki tarihi ile ilgili bir malumat yoktur. Bu tarihte Almanların idaresi altına girdi.

Birinci Dünya Savaşından sonra Cemiyet-i Akvam’ın Birleşmiş Milletler gözetimi altında Belçikalıların idaresine verildi. İkinci Dünya Savaşından sonra Birleşmiş Milletlerin gözetimi altında yine Belçika’nın mandasında, ancak iç işlerinde serbest bir krallık oldu. 1959’da siyasi partiler kuruldu. 18 Eylül 1961 yılında Birleşmiş Milletlerin gözetimi altında seçimler yapıldı. milli Birlik ve İlerici Partisi 64 sandalyenin 54’ünü kazandı. Ancak bir aydan az bir zaman sonra Milli Birlik Partisinin lideri Prens Luis Rwagasone öldürüldü. Burundi’nin 1 Temmuz 1962’de bağımsızlığını kazanmasından sonra iktidardaki Milli Birlik Partisi muhalefet partisinin ileri gelenlerinden bazılarını suikast olayından sorumlu tutarak idam ettirdiler. Bu esnada Kızıl Çin’in burada elçilik açmasıyla komünist faaliyetler de arttı. Bir taraftan

muhalefet liderlerinin öldürülmesi, diğer taraftan komünistlerin faaliyetleri ülkeyi iç harbe sürükledi. Tutsi ve Hutsi adıyla bilinen iki grup arasında devam eden iç savaşlar sonucu 1966’da ordu yönetime el koydu. Seçimler yapılarak bir cumhuriyet ilan edildi. Ancak karışıklıklar durmadı. Nihayet 1 Kasım 1976’da ordu yönetime yeniden el koydu. Anayasa askıya alındı. 30 üyeli Askeri İhtilal Konseyi kuruldu. 1977’de Jean-baptiste Bagaza’nın devlet başkanı seçilmesi üzerine konsey dağıldı. 1981’de yeni bir anayasa yürürlüğe konuldu.

1984’te yapılan seçimlere tek aday olarak katılan Baptiste Bagaza, devlet başkanlığına tekrar seçildi. 1987 Eylülünde devlet başkanlığına Pierre Buyoya getirildi.

Fiziki Yapı

Burundi, Nil ve Kongo nehirlerinin birleştiği yerde kurulmuştur. Sonsuz gibi görülen dağ silsileleri onu karakterize eder. Ülkenin pürüzlü topoğrafyası modern taşımacılığı ve yerleşim bölgelerini olumsuz yönde etkiler. Burundi arazisinin büyük bir bölümü 1500 metrenin üzerindedir. Sadece Kuzizi Vadisi ve Tonganyika Gölünün doğu sahilleri dar alüvyonlu bir vadide 900 metrenin üzerinde yer alırlar. Bu bölgenin doğusu ve arazi birdenbire Kongo ve Nil sularının birleştiği kesitin kuzey doğusu boyunca 2100-2700 metre yükselir. Daha sonra Viktorya Gölüne doğru yükseklik düşer. Ancak hiçbir zaman 1000 metrenin altına inmez.

İklim ve Bitki Örtüsü

Ekvator’un yakınında yer alan Burundi’nin biri yağışlı biri de kurak olmak üzere iki tür mevsimi vardır. Yıllık yağışı 7900-14.900 mm arasında değişir. Uzun süren kuraklıklar mahsülün ziyanına sebep olmaktadır. Sıcaklık Tonganyika Gölü kenarında ortalama 23 °C Kongo-Nil’in ayırma noktasında ortalama 17 °C’dir.

Burundi’nin başlıca bitki örtüsü savan otlaklarıdır. Ülkenin çoğu ormanlarla kaplıdır. Ancak yıllardır bu orman bozulmaktadır. Bu durum karşısında yeniden ormanların geliştirilmesi için programlar yapılmaktadır. Vahşi hayvanlardan filler, timsahlar, leoparlar vb. bulunur. Bazı hayvanların nesli tükenmekte, ancak yeniden yetiştirilmeye çalışılmaktadır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Burundi, Afrika’nın nüfus yoğunluğu en kalabalık olan ülkelerinden biridir. Halkın çoğu kırsal bölgelerde ve şehir merkezinden uzak çiftliklerde yaşar. Bujumburu en büyük şehir olup başşehridir. Kırundu lisanını konuşurlar. Dil yönünden birlik arz etmesine rağmen halkın çoğu fiziki tip, kültür değerleri ve sosyal ekonomik bakımından farklılık arz ederler. Batwa bölgesi en eski yerleşim alanlarından biriydi. Şu anda ise nüfusun ancak % 1’ini ihtiva etmektedir. Buhutu bölgesi ise nüfusun % 86’sını barındırır. Tutsi bölgesi ve Watutsi veya Batutsi olarak da bilinir ve nüfusun % 12’sini ihtiva eder. Afrikanın başlıca göç edilen merkezlerinden biridir. Yerli halkın yanında Rwanda’dan buraya göç edip yerleşen 80.000 Tutsili vardır. Büyük sayıda göçmen Kongo’dan gelerek Bujumburu’ya yerleşmiştir.

Misyonerlerin iddialarına göre halkın onda dokuzu Roma Katolik mezhebindendir. Ancak Hıristiyanlığı milli gelenekleri ile bağdaştırarak tek tanrılı bir inanca sahiptirler. Okulların çoğu, Bujumburu Üniversitesi de dahil Hıristiyanların kontrolü altındadır. Halkın % 40’ı ilk tahsil yapabilmekte, çok az kısmı ortaokula gidebilmektedir. İlkokullarda Fransızca ikinci dil olarak okutulmaktadır. Ortaokullar ise Fransızca eğitimi yapmaktadır.

Ekonomi

Burundi daha ziyade bir tarım ülkesidir. Bütün arazinin % 41’i ekilebilir arazidir. Çiftliklerin çoğu hububat ihtiyacını karşılayabilmektedir. Başlıca gıda maddeleri muz, baklagiller, darı, süpürge darısı, yerfıstığı , tatlı patates ve kabak türü bitkilerdir. Başlıca para getiren ürün kahvedir ve Arap kahvesinden farklıdır.

Yetiştirilen sığırlar tarımda kullanılır. Milli gelirin çok az bir kısmını teşkil eder. Burundi’nin başlıca ihraç ürünleri kahve, tütün, kalay, cevher, pamuk, pirekapan ve deridir. Başlıca ithalatı yakıt, araç, tekstil ürünleri, makina ve gıda ürünleridir. Ticaretini Belçika ve ABD ile yapar.

Madenler: Burundi’de kalay, az miktarda altın çıkarılır. Çıkarılan diğer madenler yerli tüketim ile sınırlıdır. sanayi merkezleri başşehir Bujumburu’da toplanmıştır. Dokumacılık ve mutfak eşya yıpımı ileridir. petrol istihsali önemsizdir.

Sözlükte "burun" ne demek?

1. Alınla üstdudak arasında bulunan, çıkıntılı, kemik; kıkırdak, kas ve deriden oluşmuş koku alma ve solunum organı; koku alma yetisi.
2. Kimi şeylerin ön ve sivri bölümü; kibir, büyüklenme, çalım.
3. Karanın özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü.

Burun kelimesinin ingilizcesi

[Burun] v. twist, wring, give smth. a wring, twirl, entwist, screw
adj. nasal, rhinal
n. nose, snout, part of an animals head which projects forward and contains the nose and jaws; beak, bill; tip, cape, headland, promontory, hooter, nozzle, prominence, snoot

--Reklam--